Coumadin ve Diyet

Coumadin, kanın pıhtılaşma süresini uzatarak damar içinde zararlı pıhtı oluşumunu veya oluşmuş olan pıhtıların büyümesini önlemek için kullanılan “kan inceltici” bir ilaçtır. İstenmeyen pıhtılar felç geçirme, kalp krizi, bacaklarda kangren ve akciğer damarlarında pıhtı nedeniyle tıkanma gibi hayatı tehdit edici önemli hastalıklara yol açabilir. Bu yüzden coumadin tedavisi alan hastalarda bu ilacın tedavide etkin kullanılması, genellikle çok önemli hastalıkların kötü sonuçlarını engellemek için son derece gereklidir. Diğer yandan eğer pıhtı önleyici etki gereğinden fazla düzeylere yükselirse, bu sefer de herhangi bir kanama durumunda oluşması beklenen gerekli pıhtı oluşamayacak ve kanama durmayacaktır. Coumadin tedavisinin dozu hastadaki zararlı pıhtı oluşumunu önlerken, gerekli pıhtı oluşumunu engellemeyecek bir aralıkta tutulmalıdır. Doktorunuz uygun gördüğü aralıklarda, protrombin zamanı (PTZ) adı verilen bir kan tahlilinin INR adı verilen sonuçlarına bakarak pıhtılaşmanın ne kadar önlenebileceğini belirler ve bu ölçüm sonucunda almakta olduğunuz Coumadin dozunu sizin için en etkin ve güvenli olabilecek şekilde ayarlar.

Coumadin Nasıl İşlev Görür?

Kanımızda pıhtıların oluşumunu sağlayan proteinler vardır. Bu proteinler karaciğerimizde üretilirler ve üretilmeleri için K-vitamini gereklidir. Coumadin K-vitamininin etkilerini engelleyerek bu proteinlerin oluşumunu azaltır. Bu durumda kan damarlarımızın içinde pıhtı oluşumu daha zorlaşır ve zararlı pıhtıların da oluşma ihtimali oldukça azaltılmış olur.

Coumadin ve Diyet İlişkisi

Coumadin ile diyetimiz arasında belirgin bir ilişkinin varlığı oldukça iyi bilinmektedir. Coumadin tedavisi kullanan hastaların, diyetlerindeki K-vitamini miktarında ortaya çıkabilecek önemli değişiklikleri doktorlarına bildirmeleri önemlidir. Bu sayede INR sonuçlarını uygun olan bir aralıkta tutmak daha kolay olacaktır. Coumadin kullanımı ile yüksek protein içerikli diyetlerin, kan inceltici özellikleri olan besinlerin, K-vitamininden zengin besinlerin ve karaciğerde coumadin metabolizmasını sağlayan P-450 isimli sistemi etkileyen bazı gıdaların önemli etkileşimleri olabilir.

Yüksek protein içerikli diyetler

Son yıllarda yüksek protein ve düşük karbonhidratlı diyetlerin popülerliğinde belirgin bir artış yaşanmaktadır. Bu diyetlerin hepsinde ortak bir özellik, diyetin başlangıcında en az iki hafta süren ve karbonhidrat alımının neredeyse tamamen yasaklandığı bir dönem olmasıdır. Bu süreçte, kanda protein düzeylerinde belirgin bir artış gözlenebilmektedir. Coumadin, kanda proteinlere yüksek oranda bağlanan bir moleküldür. Proteinlere bağlı haldeki coumadin, pıhtı önleyici etkisini gösteremez. Kanda aktif olarak pıhtı oluşumunu önleyen coumadin, proteine bağlı olmayan ve serbest dolaşan coumadin molekülüdür. Bu nedenle kanda proteinin arttığı dönemlerde coumadin molekülü daha az olarak serbest kalmakta ve bu yüzden kandaki pıhtı önleyici etki de azalmaktadır. Bu tip diyetlerin başlangıç aşamalarında, kullanılması gereken coumadin dozunun %30 kadar artırılması gerektiğini gösteren veriler mevcuttur. Bu diyetlerin başlangıç evreleri, coumadin kullanan hastalarda pıhtı oluşumu riskinin arttığı dönemler olarak tanımlanabilir.

K-vitamininden zengin diyetler (Yeşil yapraklı sebzeler)

Yetişkinlerde önerilen günlük K-vitamini alımı 90-120mcg/gün aralığındadır. K-vitamininden zengin besinler daha çok yeşil yapraklı bitkilerden oluşmaktadır. Ispanak, brokoli, Brüksel lahanası, maydanoz, pazı, hindiba, kıvırcık lahana ve marul gibi bitkilerde yüksek oranda K-vitamini bulunmaktadır. Diyette bu besinlerin miktarında artışlar olması K-vitamini düzeylerini artırarak pıhtılaşma proteinlerinin artışına ve coumadinin etkisinin azalmasına yol açabilir. Haftalık diyette bu tip besinlerin miktarında ani ve hızlı değişikliklerin yapılmaması tedavi sürecinde doz belirlemeye kolaylaştıracaktır. Burada bahsedilen şey bu faydalı besinlerin hiç tüketilmemesi değil, haftalık ortalama miktarlarının aynı seviyelerde tutulmasıdır.

Kızılcık Şurubu

Kızılcık şurubunun 1 litresinde yaklaşık 7mg salisilik asit (aspirin) bulunmaktadır ve iki haftadan daha uzun süreli olarak günde 2-3 bardak içilmesi halinde kanda aspirin düzeyinin artmasına yol açar. Coumadin beraberinde bir başka pıhtı önleyici maddenin düzeyinin kanda artması, kanama olasılığını artırır. Bu etkiden başka, kızılcık şurubu içinde bulunan ve flavonoid adı verilen maddelerin karaciğerde coumadinin dolaşımdan temizlenmesini azaltmak gibi bir etkisi vardır. Bu etki nedeniyle kanda coumadin düzeyi yükselerek kan sulandırıcı etkinin gereğinden fazla artması sonucu doğabilir. Bu içeceğin tüketilmemesi ya da miktarının ciddi biçimde kısıtlanması tavsiye edilir.

Alkol

Akut alkol alımında, karaciğerde coumadinin proteinlere bağlanmasıyla yarışarak ve aynı zamanda metabolizmasını yavaşlatarak kan sulandırıcı etkinin artmasına ve kanama ihtimalinin artmasına yol açar. Kronik kullanımda ise tam tersine coumadin metabolizmasını hızlandırarak gerekli dozun artmasına yol açabilir. Coumadin kullananlarda akut olarak fazla miktarda alkol alımının kanama ihtimalini ciddi biçimde artırabileceği unutulmamalıdır.

Yeşil Çay

Yeşil çay bitkisi, K-vitamininden zengin içeriğe sahip olduğundan uzun süreli ve devamlı kullanımda coumadinin etkisini azalttığını gösteren veriler mevcuttur. Coumadin kullanan hastaların, bu etkiden kaçınmak için yüksek miktarlarda yeşil çay içeren kürlerden kaçınmaları önerilmelidir.

Sonuç

Coumadin ile diyet ilişkisi hakkında mevcut bilgilerin çoğu vaka gözlemlerine ya da laboratuvar çalışmalarına dayanmaktadır. Bu konuda kontrollü çalışmalar olmadığından konuyla ilgili kesin tavsiyelerde bulunmak da genellikle olanaksızdır. Diyet ile coumadin ilişkisinin iyi yönetilememesi sonucunda ciddi kanamalar ya da tam tersi tehlikeli pıhtı oluşumları gözlenebilir. Hastalara, diyetlerindeki değişimlerin aldıkları tedavi üzerinde ciddi etkilerinin olabileceği konusunda bilgi verilmeli ve böyle değişimler olur ise hekimlerine danışmalarının önemli olduğu mutlaka hatırlatılmalıdır. Hekim ve hastanın tedavi sürecindeki işbirliği ile olası sorunlar kolayca çözümlenebilecektir.

Eklenme Tarihi: 08.08.2015
Toplam Sayfa Gösterimi: 2556

Hastanemiz, başta SGK olmak üzere çok sayıda ulusal ve uluslararası kurum, kuruluş, vakıf, banka, şirket ve odayla anlaşmalıdır. Ayrıntılı liste.

Web sitemizi ziyaret ettiğinizde sitemizde yer alan kullanım koşullarını incelemelisiniz.

Tıbbi Hata

@2019 Tüm hakları saklıdır.
Medline Adana Hastanesi