Kalp Yetersizliği Hayatı Tehdit Ediyor

Yapılan araştırmalar kalp yetersizliğinin görülme oranının tüm dünyada giderek arttığını gösteriyor. Öyle ki, bilim insanlarının tahminleri bu sorunun önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde toplum sağlığını tehdit eder boyutlara ulaşacağını yönünde.

Bu hastalığın birçok kanser türünden daha ölümcül bir sağlık problemi olduğu pek bilinmese de bugün için ülkemizde yaklaşık 9 milyon kişi maalesef kalp yetersizliği gelişimi açısından risk altında bulunuyor.

Kalp yetersizliği vakaları artıyor

Kalp yetersizliği şikâyeti ile doktora başvuran hasta sayısında belirgin oranda bir artış görülmesinin birkaç önemli nedeni var. Kısaca özetlemek gerekir ise 80’li yılların ortalarından sonra ülkemizde de uygulanmaya başlayan koroner anjiyografi ile tıkalı kalp damarlarının açılma işlemi 2000’lerin başlarında iyice yaygınlaştı. Bu durum 80’li yıllardan önce kalp krizi geçiren ve neredeyse doğal seyrine bırakılan birçok kişinin krizden sonra da uzun yıllar yaşamasına imkân verdi. Dolayısıyla önceden kriz sonucu kalp kasının bir kısmını ya da çoğunu kaybetmesine rağmen hayatta kalmayı başarabilmiş ancak bunun sonucunda kalp yetersizliği sorunu ile karşı karşıya kalan insanların sayısında önemli bir artış meydana geldi. Ayrıca günümüzde yaşam sürelerinin uzaması ve modern insanın beslenme ve egzersiz alışkanlıklarının da değişmesi bu vakaların sayısında artışa neden olmuş durumda.

Önceden tedbir alınmalı

Kalp yetersizliği kendini başlıca nefes darlığı, ayaklarda şişme, çabuk yorulma şeklinde gösteriyor. Bunun yanı sıra hastalarda öksürük, iştahsızlık, vücut ağırlığında değişiklik, gece sık idrara çıkma, yorgunluk ve bitkinlik de görülebiliyor. Belirtilerden önce esas dikkat edilmesi gereken durum ise söz konusu yakınmalar ortaya çıkmadan önceki on yıllar dahi sürebilen uzun zaman diliminde, kalp yetersizliğine zemin hazırlayan faktörler nedeniyle kalpte yapısal değişikliklerin başlaması ve ancak yıllar sonra belirgin hale gelmesi. Dolayısıyla kalp yetersizliği ile ilgili riskleri daha şikayetler başlamadan tespit ederek geri döndürülebilir durumları tedavi etmek en akıllıca çözüm oluyor. Kalp yetersizliği için kalp-damar hastalıkları, kalp kapak hastalıkları, kalp kas hastalıkları, hipertansiyon, diyabet ve böbrek hastalıkları yüksek risk oluşturduğundan bu hasta gruplarındaki bireylerin yukarda bahsedilen şikayetlere sahip olmasalar bile kalp yetersizliği için aday olduklarını bilmeleri ve kalp yetersizliği gelişmeden kontrol ve tedavilerini yapılmaları hayati bir hal alıyor.

Erken teşhis hayat kurtarıyor

Yakınmaları başlamış olan hastalarda ise tanının mümkün olduğu kadar erken konması ve sonrasında oluşturulacak tedavi planının yakın takip altında uygulanması gerekiyor. Bu hastalarda ilaç tedavisine ek olarak yaşam tarzı değişikliklerinin (diyet, egzersiz programları vb.) ve gerekli durumlarda kalp pili tedavisi ile kalp kapak hastalıkları için özel kapakların ve klipslerin uygulanması, hayatta kalma ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde büyük katkı sağlıyor.

Ömür boyu sürüyor

Kalp yetersizliği, yaşam boyu devam eden kronik bir hastalık. Bu hastalık bir kez oluştuktan sonra hayatta kalma beklentisi, pek çok kanser türünden daha düşük düzeyde oluyor. Bu kadar ciddi bir hastalık olmasına rağmen etkin bir tedavi, bu işle özel olarak ilgilenen hekimlerin varlığı ve çabasının yanı sıra hastaların da bilinçli olmaları ile yaşam sürelerini uzatmak ve hayat kalitesi artırmak mümkün olabiliyor.

Eklenme Tarihi: 20.05.2019
Toplam Sayfa Gösterimi: 353

Hastanemiz, başta SGK olmak üzere çok sayıda ulusal ve uluslararası kurum, kuruluş, vakıf, banka, şirket ve odayla anlaşmalıdır. Ayrıntılı liste.

Web sitemizi ziyaret ettiğinizde sitemizde yer alan kullanım koşullarını incelemelisiniz.

Tıbbi Hata

@2019 Tüm hakları saklıdır.
Medline Adana Hastanesi