Ramazanda Beslenmeye Dikkat

Ramazan ayında Müslümanlar; gün aydınlanmadan önce SAHUR yemeği  ile günbatımında yenilen İFTAR yemeği arasında geçen süre içerisinde hiçbir şey yiyip içmezler, oruç tutarlar.

Temel olarak günde iki öğün beslenildiği için bir aylık oruç döneminde, bireyin normal beslenme alışkanlıklarında ve yaşam biçiminde bazı değişikler oluşmaktadır. Bu değişikliklerin;  Ramazan ayı sonunda bireyin bazı biyokimyasal parametrelerinde, enerji dengesinde ve vücut ağırlığında Ramazan öncesine göre farklılıklara neden olduğu gözlenmektedir. Ramazan ayında yaygın bir uygulama; iftarda büyük, sahurda daha hafif bir öğün yemek şeklindedir. Genel olarak toplam besin alımında azalma görülme birlikte öğünlerdeki yiyecek çeşitliliği artmaktadır. Sahur normal kahvaltıdan daha zengindir.

Çayın yanında börek, çörek. Peynir zeytin, yumurta yer aldığı gibi  pilavlar, akşamdan kalan yemeklerde yenilmektedir. İftar yemekleri de diğer günlerin akşam yemeklerinden daha zengindir. İlk yemek genellikle çorbalardır. Arkasından et veya etli sebze yemekleri daha sonra pilav, börek gelir. En son yenen tatlıdır. Peynirli, sebzeli ve kıymalı böreklerde iftar yemeklerinde daha sık yer alır. Hamurlu yemekler, sulu köfteler, et yemekleri ,tatlılar iftar sofralarının  vazgeçilmez yemeklerindendir. Yemek çeşitleri ve yemek hazırlama teknikleri, ailenin sosyo- ekonomik ve kültürel durumuna göre farklılık göstermektedir.

Ramazanda oruç tutan kişilerin çoğunun iki öğün beslendikleri, bazı kişilerinde sahura kalkmadan, bir şeyler yiyerek yatıp oruç tuttukları gözlenmekte. Oysa sahur yemeği, kişiye gün boyunca oruca hazırlayan bir öğündür. Bu öğün tüketilmediğinde uzun bir açlık söz konusudur. Uzun süre açlıkta gelişen hipoglisemi; yorgunluk, baş ağrısı, unutkanlık, mental durgunluk ve karışıklık gibi semptomlara neden olabildiği bilinmektedir. Uzun bir açlık sonrasında  tüketilen öğünde genellikle fazla besin alımı söz konusu olmaktadır.

Tatlı, börek, hoşaf gibi tatlılar fazla tüketilmekte, buna bağlı olarak yağ ve şekerde fazla kullanılmaktadır. Kuru meyveler, et yerine kurubaklagiller, tahıllar da fazla tüketilmektedir.  Ramazan ayı için yapılan özel pide ekmek çok yenilmektedir. Çay ve kahvenin yemek üzerine çok içildiği de gözlenmektedir. Günlük öğün sayısının azlığı, toplam enerji alımının fazlalığı, tüketilen yiyeceklerin içeriği Bazal Metabolizma Hızını etkilemektedir. Genelde kilo alımı görülmektedir, hastaların sağlıkları bozulmaktadır. İki öğün beslenme şekli, bireyin gereksinimi besin öğelerini dengeli  ve yeterli düzeyde almasını engellemektedir. Bu beslenme şekli, hızlı büyüme ve gelişme devresindeki çocuk ve gençler, gebe ve emzikli kadınlar çok yaşlı ve hasta insanlar, işçi, öğrenci ve sporcular için sorun yaratabilmektedir:

Beslenmeye bağlı bu kadar sağlık sorunlarının yaygınlaştığı bir çağda; insanları Ramazanda yemeklerini hazırlayıp yerken, sağlık açısından daha duyarlı , daha mantıklı düşünmesi gerekmektedir. Şeker, tansiyon yüksekliği, böbrek hastalığı olan insanların uzun süre aç kalmaya bağlı kan bulgularını bozulacağı için sağlıkları, daha da bozulacaktır. Bunun yanında sağlıklı insanlarında mutlaka oruç tutmalarında fayda vardır. Dengeli ve düzenli beslenme ilkelerine uygun yiyecek seçimi, pişirme ilkeleri uygulanır ve 3-4 küçük öğünler halinde yenilirse, doğal olarak detoks da yapılmış olur. Oruç tutarken mutlaka sahura kalkılmalı. Aç kalması süresinin uzamasını önleyerek günün verimini düşürmez.. Sahurda su içme isteğini arttıracak tuzlu, ekşi ve acılı yemeler yenilmemeli. Kahvaltılık gibi hafif yiyecekler, süt ürünleri tercih edilmeli. Meyve-sebze gibi gün boyu tok kalmayı sağlayacak bol posalı, besleyici değeri yüksek gıdalar tüketilmeli. İftar hafif yiyeceklerle açılmalı. Midenizi birden doldurup vücuda sıkıntı yaşatılmamalı.

İftar yemeği küçük porsiyonlar halinde ara verilerek tüketilmeli. Yemek sonrası ağır tatlılar yerine daha hafif, besleyici değeri yüksek hoşaf, komposto ve sütlü tatlılar tercih edilmeli. Yemekten hemen sonra çay-kahve içilmemeli. Sağlık için çay kahve yemekten bir saat sonra içilmeli. İftar ve sahurda, sağlık sorunlarını daha kötü duruma getirebilecek yiyecek ve içeceklerden uzak durulmalı. Ramazanda yiyecekler karşısında, duygusal davranıp irade zayıflatılmamalı. Hastalığınıza uygun yiyecek, içecekler ve yemek hazırlanma yöntemleri tercih edilmeli.  Kızartmalar, kavurmalar, hamur tatlıları gibi ağır tatlılar, yağlı yemekler, içli köfteler, organ etleri yememeye özen gösterilmeli. Yemekler, yavaş ve iyice çiğneyerek yenmeli. İftar ile sahur arasında bol bol su içilmeli. Doktor ve diyet uzmanları; diyabet, hipertansiyon ve böbrek hastalarını “hastalılarında diyet tedavisinin önemini ve uzun süre açlığın neden olabileceği sağlık sorunları “ konusunda bilgilendirilmeli. Sağlık ve huzur dolu nice keyifli ramazanlar yaşamınızı dileriz…!

Eklenme Tarihi: 27.06.2015
Toplam Sayfa Gösterimi: 2543

Hastanemiz, başta SGK olmak üzere çok sayıda ulusal ve uluslararası kurum, kuruluş, vakıf, banka, şirket ve odayla anlaşmalıdır. Ayrıntılı liste.

Web sitemizi ziyaret ettiğinizde sitemizde yer alan kullanım koşullarını incelemelisiniz.

Tıbbi Hata

@2019 Tüm hakları saklıdır.
Medline Adana Hastanesi